İngilizce Deyimsel İfadeler kelimeleri

Deyimsel İfadeler konusunda 60 faydalı İngilizce kelime. Her kelimeyi dinlemek için hoparlöre dokunun.

Yaygın İngilizce Deyimler
İngilizceAnlamı
Break the iceBuzları eritmek
Bite the bulletDişini sıkmak
Under the weatherKeyifsiz / Biraz hasta
Piece of cakeÇocuk oyuncağı
Beat around the bushLafı dolandırmak
Call it a dayPaydos etmek
Once in a blue moonKırk yılda bir
Cutting cornersBaştan savma yapmak
Better late than neverGeç olsun da güç olmasın
Costs an arm and a legAteş pahası / Çok pahalı
Blessing in disguiseHer işte bir hayır vardır
The last strawBardayı taşıran son damla
Atasözleri ve Deyişler
İngilizceAnlamı
Actions speak louder than wordsAyinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz
Don't judge a book by its coverDış görünüşe aldanma
The early bird catches the wormErken kalkan yol alır
Birds of a feather flock togetherTencere yuvarlanmış kapağını bulmuş
Practice makes perfectİşleyen demir ışıldar
When in Rome, do as the Romans doGittiğin yerin adetine uy
Easy come, easy goHaydan gelen huya gider
Honesty is the best policyDoğruluktan ayrılma
Still waters run deepYavaş tükürüğün sakala zararı vardır / Sessiz atın çiftesi pek olur
Too many cooks spoil the brothNerede çokluk, orada bokluk / Horozu çok olan köyün sabahı geç olur
No pain, no gainEmek olmadan yemek olmaz
Rome wasn't built in a daySabırla koruk helva olur
Mecazi Dil
İngilizceAnlamı
To break a legİyi şanslar!
A piece of cakeÇocuk oyuncağı
To let the cat out of the bagAğzından baklayı çıkarmak
To feel blueEfkarla dolmak / Üzgün hissetmek
The ball is in your courtTop sende
To hit the nail on the headTam üstüne bastın
A storm in a teacupBir bardak suda fırtına
To see eye to eyeAynı fikirde olmak
To burn the midnight oilGece gündüz çalışmak
To spill the beansSırrı ifşa etmek
To jump on the bandwagonTrende uymak / Çoğunluğa katılmak
To keep an eye onGöz kulak olmak
Kullanım Dili ve Kayıt Dışı Dil
İngilizceAnlamı
What's up?Ne haber?
To chill outKafa dinlemek / Sakinleşmek
To hang outTakılmak
BummerHayal kırıklığı / Yazık
I'm downBen varım / Bana uyar
My badBenim hatam
No biggieÖnemli değil / Sorun yok
To bailEkip gitmek / Yarıda bırakmak
To be ghostedGörmezden gelinmek (iletişimin kesilmesi)
LameEzikçe / Sıkıcı
For real?Harbi mi? / Cidden mi?
To drive someone nutsBirini çileden çıkarmak

Daha fazla İngilizce kelime