💡 İngilizce Deyimsel İfadeler kelimeleri
Deyimsel İfadeler konusunda 60 faydalı İngilizce kelime. Her kelimeyi dinlemek için hoparlöre dokunun.
Yaygın İngilizce Deyimler| İngilizce | Anlamı |
|---|
| Break the ice | Buzları eritmek |
| Bite the bullet | Dişini sıkmak |
| Under the weather | Keyifsiz / Biraz hasta |
| Piece of cake | Çocuk oyuncağı |
| Beat around the bush | Lafı dolandırmak |
| Call it a day | Paydos etmek |
| Once in a blue moon | Kırk yılda bir |
| Cutting corners | Baştan savma yapmak |
| Better late than never | Geç olsun da güç olmasın |
| Costs an arm and a leg | Ateş pahası / Çok pahalı |
| Blessing in disguise | Her işte bir hayır vardır |
| The last straw | Bardayı taşıran son damla |
Atasözleri ve Deyişler| İngilizce | Anlamı |
|---|
| Actions speak louder than words | Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz |
| Don't judge a book by its cover | Dış görünüşe aldanma |
| The early bird catches the worm | Erken kalkan yol alır |
| Birds of a feather flock together | Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş |
| Practice makes perfect | İşleyen demir ışıldar |
| When in Rome, do as the Romans do | Gittiğin yerin adetine uy |
| Easy come, easy go | Haydan gelen huya gider |
| Honesty is the best policy | Doğruluktan ayrılma |
| Still waters run deep | Yavaş tükürüğün sakala zararı vardır / Sessiz atın çiftesi pek olur |
| Too many cooks spoil the broth | Nerede çokluk, orada bokluk / Horozu çok olan köyün sabahı geç olur |
| No pain, no gain | Emek olmadan yemek olmaz |
| Rome wasn't built in a day | Sabırla koruk helva olur |
Mecazi Dil| İngilizce | Anlamı |
|---|
| To break a leg | İyi şanslar! |
| A piece of cake | Çocuk oyuncağı |
| To let the cat out of the bag | Ağzından baklayı çıkarmak |
| To feel blue | Efkarla dolmak / Üzgün hissetmek |
| The ball is in your court | Top sende |
| To hit the nail on the head | Tam üstüne bastın |
| A storm in a teacup | Bir bardak suda fırtına |
| To see eye to eye | Aynı fikirde olmak |
| To burn the midnight oil | Gece gündüz çalışmak |
| To spill the beans | Sırrı ifşa etmek |
| To jump on the bandwagon | Trende uymak / Çoğunluğa katılmak |
| To keep an eye on | Göz kulak olmak |
Kullanım Dili ve Kayıt Dışı Dil| İngilizce | Anlamı |
|---|
| What's up? | Ne haber? |
| To chill out | Kafa dinlemek / Sakinleşmek |
| To hang out | Takılmak |
| Bummer | Hayal kırıklığı / Yazık |
| I'm down | Ben varım / Bana uyar |
| My bad | Benim hatam |
| No biggie | Önemli değil / Sorun yok |
| To bail | Ekip gitmek / Yarıda bırakmak |
| To be ghosted | Görmezden gelinmek (iletişimin kesilmesi) |
| Lame | Ezikçe / Sıkıcı |
| For real? | Harbi mi? / Cidden mi? |
| To drive someone nuts | Birini çileden çıkarmak |
Daha fazla İngilizce kelime